Hakkımda

Fotoğrafım
Şimdiye kadar İstanbul’da yaşadı, orada da doğdu . Toplamda 12 yılını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi koridorlarında geçirdi. Sosyolojide yaptığı yandal sırasında yoğun oryantalizm ve Said tartışmalarının etkisiyle yüksek lisans tezini medyada oryantalizm üzerine yaptı. Doktorada kafasından türlü çeşitli konu geçişi sonrasında yeni medyanın toplumsal etkileri üzerine çalıştı ve bu konuda çalışmayı sürdürüyor. Takıntılı bir biçimde iletişime erişmede eşitsizlik üzerine konuşup duruyor. “Ne var canım onlar da erişseydi” karşı çıkışlarını duydukça çıldırıyor. O anlarda bir ejderha gibi ağzından ateş püskürtmek istiyor. İletişim sosyolojisine ilgi duyuyor ve bilimin, ticaret için değil toplum için olduğuna inanıyor. “Yaptığından hoşnut olan bir öğretim elemanı emekliye ayrılmalıdır” sözünü benimsiyor, o yüzden yazdığı her şeyi iki gün sonra beğenmiyor.

29 Kasım 2014 Cumartesi

Kimin Kelimesi, Kimin Anlamı?


Bazı şeyler vardır ki tanımlamak mümkün değildir ve yine aynı şekilde tanımladığımız bazı şeylerin doğru tanımlama olduğunu kim söyleyebilir?

Kim diyebilir ki deniz manzarasının güzel olduğunu, hayatlarını kurtarmak için göç eden atalarını denize feda eden birine?

Ya da bir ateş insanın içini nasıl ısıtabilir, sevdiklerini acımasız ateşlerde yitirenin?

Ve ya güneşin nesi güzeldir, ışıklarınının altında susuzluktan kavrulduysanız, boğazınız kurumuş, sesinizi duyurumadıysanız?

Yusuf Atılgan, Aylak Adam’da demez mi “Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dili konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?”

İşte herkesin iyicil ve kötücül anlamlar yüklediği şeyler ayrı ayrı değil mi?

Bir görüntünün, bir kelimenin herkes için tek bir anlamı olması nasıl mümkün olsun ki?

Herkesin kendi sözlüğü var işte cebinde, yüreğinde… Ortak bir dilimiz elbet var ama herkesin kendi içinde de ayrı bir dili mevcut, sadece çok azıyla paylaştığı.

Mesela rüzgar kötü kim demiş? Kim bilir rüzgara karşı inatla yürüyenin içindeki azmi, sağa sola yalpalasa da gideceği yere vardığındaki coşkuyu?

Ve kim kim demiş yağmur kötü diye, sırılsıklam ıslanmaktan mutluluk duyan birine…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder